0. Tanımlar
0.1. Çukurova Bölgesi
Adana ve Çukurova bölgesi eski devirlerden beri bir yerleşim merkezi olmuştur. Çukurova, çöküntü alanlarında Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin getirdiği alüvyonların yığılması ile oluşmuş Türkiye’nin en büyük delta ovası ve muhtemelen Dünya’daki en verimli ovalardan birisidir. Çukurova'da Ceyhan Ovası, Yüreğir Ovası, Misis Ovası ve Yumurtalık Ovası bulunmaktadır.
Bölgenin en gelişmiş ili olan ve bir tarım, sanayi, ticaret ve eğitim kenti olan Adana, aynı zamanda Türkiye'nin dördüncü büyük kentidir. Bölgenin en önemli ticaret merkezleri Adana ve Mersin'dir. Çukurova Bölgesi yaklaşık 6 milyon nüfusa sahip olup ortalama nüfus yoğunluğu 66 kişi/km2’dir.
0.2. Çölleşme
1992 Dünya zirvesinde dünya liderleri tarafndan kabul edilen ve anlaşma metninde de yer alan tanımlama, "iklim değişiklikleri ve insan faaliyetleri de dahil olmak üzere muhtelif faktörlerin etkisi altında kurak, yarı kurak ve az yağış alan bölgelerdeki toprağın doğal özelliklerini yitirmesi veya kısaca toprağın aşınması" şeklindedir.
1. Göstergeler
Kurak, yarı kurak ve az yağışlı alanlarda iklim değişiklikleri ve insan faaliyetleri de dahil olmak üzere, çeşitli faktörlerden kaynaklanan toprak bozulması olarak da tanımlanan çölleşmenin temel göstergesi toprak veriminin düşüşüdür. Bunun yanında yeraltı-yerüstü su kaynaklarındaki uzun dönemde sürekli azalma eğilimi de çölleşmenin yakınlaştınğını haber verebilir. Ancak su kaynaklarında bir değişikli olmadan da yanlış sulama yöntemlerinin kullanımı da bazı bölgelerimizde toprakta tuzluluk değerinin artmasına, toprak veriminin düşmesine ve çölleşmeye sebep olduğu bilinmektedir.
2. Etkenler – Sebepler
Toprağın aşırı kullanımı, aşırı otlatma, sağlıksız sulama yöntemleri ve ormanların tahribi çölleşmeyi meydana getiren en önemli etkenlerdir. Doğal süreç içinde bazı bölgelerin iklim, rüzgâr ve diğer tabi olaylar neticesinde çölleşerek üretkenliğini kaybettiği izlenmiştir. Değişen iklim koşulları eski halinde döndüğünde, çölleşen bölgeler eski haline dönebilmektedir. Ancak, doğal süreçten farklı olarak insan faaliyetleri devreye girdiğinde, bazı süreçler hızlanmakta ve tabiatın geri dönüşüm kapasitesinin üzerine çıkıldığından, çok kısa zamanda olumsuz etkiler gözlenmketedir. Bunun en somut örneği Harran Ovası’nda yanlış ve aşırı sulama sonucunda toprağın sodikleşerek (tuzluluk değeri artarak) verim kaybına uğramasıdır.
Çölleşme ve kuraklık sorunları küresel bir nitelik taşımakta ve dünyanın bütün bölgelerini etkilemektedir. Bu sebeple çölleşmeyle mücadele etmek ve kuraklığın etkilerini hafifletmek için, uluslararası ortak bir eyleme ihtiyaç duyulmaktadır.
Özellikle son yıllarda atmosferik dengenin bozulması sonucunda meydana geldiği düşünülen artan sıcaklık, su döngüsü üzerine etki ederek bazı bölgelerimizde çölleşme eğilimine yol açtığı tahmin edilmektedir.
Ancak, dikkatten kaçırılmaması gereken nokta, çölleşmenin sadece sıcaklık artışı ile meydana gelmeyeceğidir. Yukarıda da belirtildiği gibi çölleşmenin bizce temel sebepleri toprağın aşırı kullanımı, aşırı otlatma, sağlıksız sulama yöntemleri ve ormanların tahribi sonucu erozyonla verimli toprak kaybıdır.
3. Bölgedeki Durum
Çukurova ülkemizin en önemli tarımsal üretim merkezidir. Başta Adana olmak üzere tüm Çukurova‘da bu yıl kuraklık yaşanmıştır. Özellikle tarımın suya ihtiyaç duyduğu zaman diliminde bölgeye yaklaşık 70 gün yağış düşmemiştir. Meteoroloji verilerine göre 1940 yılından beri böyle bir kuraklık yaşanmamıştır. Ancak sonradan düşen yağışla verim kaybının %10-20 aralığında kalacağı tahmin edilmektedir. Birçok kurum ve yorumcu tarafından bunun sebebi olarak popüler suçlu küresel ısınma gösterilmektedir. Kesin biçimde olmadığı kanaatinde olmamakla beraber, fikrimiz iklim değişimine suç atarak kendi hatalarımızı kabullenmekten kaçtığımızdır.Çukurova Bölgesi bizce doğal olarak son derece talihli bir alandır. Dünyanın sayılı verimli ovalarından olan Çukurova, uzun yıllardır yapılan yanlış sulama, ürün seçimi, ilaçlama gibi hatalı tarım uygulamalarına ve bölgenin ormansızlaştırılmasına rağmen verimini kaybetmemiştir. Ancak ovanın bu durumunun uzun süre daha sürmeyeceği de açıktır. İklim koşullarından ziyade bölgenin verimli toprak ve üretim kaybı yaşatacak çölleşmenin öncelikle bu hatalı uygulamalardan sonuçlanacağı kanaatindeyim.